Doğru Miktarda Kafein Tüketimi Ömrü Uzatıyor

Doğru Miktarda Kafein Tüketimi Ömrü Uzatıyor

Sabahları içtiğiniz bir fincan kahve sizi uyandırmaktan fazlasını başarabilir, hatta doğru miktarlarda içtiğiniz sürece ömrünüzü uzatabilir.

Çoğu kişi tek bir neden yüzünden kahve içer: çünkü kafein içerir. Ortalama bir fincan kahve yaklaşık 85-100 miligram kafein vardır ve içtikten sonra 15-30 dakika içinde merkezi sinir sistemini uyararak 6 saate kadar uyarılmış halde kalmasını sağlar. Kafein tüm dünyadaki en popüler uyarıcı olabilir. Fakat aynı zamanda sağlığa faydalı mıdır?

Yakın zamanda yapılan araştırmalar, kahve içmenin kalp hastalığı riskini azaltarak Parkinson, tip 2 diyabet ve Alzheimer hastalıklarından koruduğunu ve bu şekilde ömrü uzattığını ortaya koymuştur. Buna karşın, bu çalışmaların daha fazla araştırma ile desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca unutmayınız ki, çok fazla kahve tüketmek, kahveyi aniden bıraktığınız takdirde ortaya çıkan nahoş kafein yoksunluğu semptomları gibi yan etkilere neden olabilir.

İşte kahvenin faydaları ve yan etkileri:

Kahvenin Muhtemel Faydaları

İçtiğiniz çay veya kahve belirli hastalıkları önleyerek ömrü uzatabilen bazı önemli sağlık faydalarına sahiptir:

  • Kalp hastalığı. Amerikan Kalp Derneği günde 1 veya 2 bardak kahvenin kalbe iyi geldiğini belirtmektedir. Aslına bakılırsa bazı araştırmalar, ölçülü miktarlarda kahve tüketiminin muhtemelen kahve veya kafeinde bulunan antioksidanlar sayesinde koroner arter hastalığı riskini azalttığı sonucuna ulaşmıştır.
  • Tip 2 diyabet. Kafeinin sağlığa faydaları arasında tip 2 diyabete karşı koruma da olabileceğine  dair bulgular giderek artmaktadır. Bazı araştırmalar hem kafeinli hem de kafeinsiz kahvelerin fayda sağladığını ortaya koyduğu için henüz tam olarak nasıl fayda sağlandığı bilinmemektedir; tip 2 diyabete karşı koruma sağlayan içerik kahve veya kafeinden geliyor olabilir. Geniş çaplı bir araştırma ise sadece sade kahvenin işe yaradığına işaret etmektedir.
  • Parkinson hastalığı. Çok sayıda erkeği kapsayan araştırmalara göre, daha fazla kahve veya diğer kafeinli içecekleri tüketen erkeklerin Parkinson hastalığına yakalanma riski daha düşüktür. Kafeinde görülen bu koruyucu etki, hormon replasman tedavisi gören kadınlarda geçerli değildir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar ise kafeinin, beyin kimyasal maddesi dopamini üreten sinir hücrelerinin kaybını engelleyebileceğini ortaya çıkarmıştır. Düşük dopamin seviyelerinin Parkinson hastalığının nedeni olduğuna inanılmaktadır. Araştırmacılar bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerektiği konusunda hemfikirdir, fakat bu bulgular sayesinde yaşla alakalı hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi konusunda yeni yöntemler geliştirilebilir.
  • Alzheimer hastalığı.  Fareler üzerinde yapılan çeşitli çalışmalar, kafeinin Alzheimer hastalığına sahip kişilerin beyinlerinde biriken bir tür protein seviyesini azalttığını ortaya koymuştur. Kafein aynı zamanda beyinde şişlikler oluşmasını engelleyebilir. Bu çalışmalar fareler üzerinde gerçekleştirilmiş olsa da, Alzheimer’ın önlenmesi ve tedavisine dair kahvenin olası rolü hakkında bilgi sağlamaktadır.
  • Kanser. Dünya Kanser Araştırmaları Fonu’na göre düzenli kahve tüketimi kanser riskini artırmamaktadır. Aslına bakılırsa, kolon ve karaciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinde, düzenli kahve içmek riski azaltmaktadır.

Kahvenin Yan Etkileri

Kahvenin olası ömrü uzatıcı faydasına rağmen negatif etkilerini kavramak da oldukça önemlidir. Ölçülü miktarlarda kahve tüketmek kalp atış hızınızı ve tuvalete çıkma sıklığınızı artırabilir ve huzursuzluğa neden olabilir. Çoğu uzmana göre orta dereceli miktar günde 3 fincan kahvedir, fakat bazı insanlar diğerlerine göre daha hassastır.

İşte dikkat etmeniz gereken bazı durumlar:

  • Kalp ve kan basıncı etkileri. Çok fazla kahve içen veya kafeine karşı hassas olan kişiler kan basıncında geçici bir artış, kalp çarpıntısı veya ekstra kalp atışı durumlarıyla karşılaşabilir.
  • Hamilelik riskleri. Bazı araştırmalar yüksek kafein tüketimi ve düşük arasında bir ilişki olduğunu saptamıştır. Kafein plasentayı geçerek metabolizması yavaş olan fetüse ulaşır, bu nedenle hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız sizin için güvenli olan kafein miktarı hakkında doktorunuzla görüşün.
  • Göğüs hassasiyeti. Kafeinin adet öncesi sendromu yaşayan kadınlarda göğüs hassasiyetini artırdığı belirlenmiştir ve ayrıca fibrokistik meme hastalığına sahip kadınlarda göğüs hassasiyetine yol açabilmektedir.
  • Aşırı kafein reaksiyonları. Çok fazla kahve tüketimi titreme, terleme, hızlı nefes alıp verme, mide ekşimesi, uykusuzluk, baş ağrısı, gerginlik, baş dönmesi, konsantre olmakta zorlanma ve küçük kasların kontrolünü kaybetme gibi sorunlara neden olabilir.
  • Kafein yoksunluğu semptomları. Çok fazla kahve içerseniz kafein etkilerine karşı bünyenizde tolerans oluşturabilirsiniz ve zamanla aynı miktarda stimülasyon sağlamak için çok daha fazla miktarlarda kahve içmek durumunda kalabilirsiniz. Bir diğer deyişle; kafeine bağımlı hale gelirsiniz. Aniden kahveyi bırakmak baş ağrısı, uykululuk ve asabiyete sebep olabilir. Bu alışkanlığı bırakmak için en iyi seçenek bir anda bırakmak yerine zamanla tüketilen kahve miktarını azaltmaktır.

Kafein ve Uzun Ömür Arasındaki İlişki

Kahveyi sevmiyor musunuz? Kafein aynı zamanda çay, çikolata ve bazı alkolsüz içeceklerde de bulunmaktadır. Bir fincan çayda 40 ile 80 mg arası kafein bulunur. Diğer türlerine oranla daha fazla antioksidan bulunduran yeşil çayın diyabet, karaciğer hastalığı, kalp hastalığı, bağırsak hastalığı ve kanser riskini azalttığına dair kanıtlar bulunmaktadır.

Uzun bir ömür geçirmek adına kahve tüketiminizi artırmayı düşünüyorsanız, unutmayın: Sadece günde yaklaşık 3 fincan olmak üzere ölçülü miktarlarda kahve içerseniz sağlayacağı sağlık faydaları negatif eksilerini aşar. Ayrıca, kahvenin yanında sigara içiyorsanız veya kahvenize doymuş yağ, kalorili krema veya şeker ekliyorsanız kahvenin faydalarını azaltıyor olabilirsiniz.

Sonraki

Nörologlar Sigarayı Azaltarak Bırakmanızı Söylüyor

Önceki

Ebeveynlerin Yatağında Uyuyan Çocukların Obez Olma İhtimali Daha Düşük

Editor Hakkında


Sinemayı, kitapları ve müzik dinlemeyi çok severim. Farklı kültürler öğrenmek ve değişik insanlar tanımak kadar beni mutlu eden başka bir şey olduğunu düşünmüyorum. Şu an DoktorSensin'de editör olarak çalışıyor ve proje yönetimi konusunda kendimi geliştiriyorum.

Yorumlar