Anevrizma damar sertliğinden kaynaklanıyor!

40 yaşından sonra 5 yılda bir ultrason muayenesinden geçilmesi yaşamsal önem taşıyor.

Anevrizma halk diliyle damar sertliğinden kaynaklanıyor. Damar sertliği nedeniyle damar duvarlarında kalsiyum ve yağ plaklarının oluşturduğu deformasyonlara bağlı olarak damar duvarı deforme olup genişlemeye başlıyor ve anevrizma gerçekleşiyor.

  • Küçük çaplı anevrizmalar takibe alınır. Ancak aortun çapı genişlerse damarın yırtılma riskine karşı ameliyat gerekir.


Damar sertliğinin yanı sıra;

•Ailede anevrizma varlığı,
•Erkek olmak,
•Sigara kullanmak,
•Bacaklarda damar hastalıklarının var olması,
•Hipertansiyon,
•Kan yağlarının yüksekliği anevrizma riskini artırır.

KOAH yani bronşit veya astım gibi kronik akciğer hastalıklarına sahip olmak,"Marphan sendromu"ya da sistemik lupus"gibi doğuştan,gelen bağ dokusu hastalıkları ve özelikle ülkemizde daha yaygın olarak rastlanan "Behçet hastalığı"gibi hastalıklara sahip olmak da riski artırıyor.

Hastalık nasıl teşhis ediliyor?
Karındaki aort anevrizmasının teşhisi belki de düşük riskle tedavisi mümkün olabilecek bu hastalıktan kurtulabilecekken,bu sağlık sorunlarından haberdar olmadıkları için yaşamlarını aniden kaybetme riski ile karşı karşıya kalınıyor. Çünkü karın bölgesindeki aort anevrizmalarına (karın arot damarında balonlaşma) tesadüfen,kanın içindeki diğer organlarda ortaya çıkan hastalıklar nedeniyle yapılan tetkiklerle tanı konuluyor.

Oysa karın anevrizması kolaylıkla tespit edilebilen bir hastalıktır. Zayıf kişilerde anevrizma karın muayenesi ile tespit edilebiliyor. Ancak şişman kişilerdeki yağ fazlalığı muayene ile tespite engel oluyor. Bu kişilerde henüz elle tespiti mümkün olmayan anevrizmalar için en basit ve ucuz tetkik yöntemi ise "karın ultrasonografisi"oluyor.

Bu nedenle her yetişkinin 40 yaşından sonra 5 yılda bir ultrason muayenesinden geçmesi yaşamsal önem taşıyor. Teşhis amaçlı kullanılabilen diğer tetkikler arasında ise bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans yöntemleri bulunuyor.

Ameliyat ne zaman yapılmalı?
Aortun çapı 5,5 santime ulaştığında ise damarın yırtılma riski olduğu için operasyon kararı alınıyor. Mevcut tıbbi bilgi ve teknolojiler eşliğinde operasyon;"klasik açık yöntem"veya "EVAR"yani "Endovasküler Aortik Stent İmplantasyonu"şeklinde kapalı yöntemler ile yapılabiliyor. Açık veya kapalı operasyondan hangisinin uygulanması gerektiğine de damarların anatomik yapısı,hastanın yaşı ve ek hastalıkları göz önüne alınarak karar veriliyor.

Ameliyat sonrası nelere dikkat edilmeli?

Küçük çaplı anevrizmalar 6 ay veya 1 yıl gibi aralıklarla ultrasonograf ile düzenli olarak takip edilir. Bu süreçte hastanın ağır şeyler kaldırmaması,aşırı ıkınma hareketinden kaçınması,yüksek tansiyon ile savaşması,kandaki yağ oranına dikkat etmesi ve sigarayı bırakması istenilir.

Sonraki

Elle Uygulanan Mucize

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar