Ani ve Şiddetli Baş Ağrısına Dikkat!

Her 100 bin kişiden 5’inde ortaya çıkan ve kanamaya yol açmış anevrizmanın ilk belirtisini şiddetli baş ağrısı oluşturur.

Beyin damarlarında baloncuk oluşması olarak tanımlanan anevrizmanın en tehlikeli komplikasyonu,beyin kanaması. Kanamaya yol açmış anevrizmanın ilk belirtisini ise aniden ortaya çıkan şiddetli baş ağrısı oluşturuyor. Bu nedenle daha önce hiç yaşanmayan şiddette ve karakterdeki baş ağrısının asla ihmal edilmemesi gerekiyor. Çünkü erken müdahale hayat kurtarabiliyor!

Anevrizma beyin damarlarında baloncuk oluşması olarak tanımlanır. Baloncuğun içindeki basınç arttığında damar patlıyor ve bunun sonucunda ölümcül bir tablo olan beyin kanaması gelişir. Her 100 bin kişiden 5’inde ortaya çıkan ve kanamaya yol açmış anevrizmanın ilk belirtisini ise şiddetli baş ağrısı oluşturur. Baş ağrısı genellikle anevrizmanın neden olduğu beyin kanaması sonucu ortaya çıkar. Hastalar bu tür baş ağrısını ‘kafamın içinde sanki bir bomba patladı’şeklinde tanımlar. Dolayısıyla daha önce hiç yaşamadığı bir şiddette ve karakterde bir baş ağrısı çeken kişilerin zaman kaybetmeden bir doktora başvurmaları gerekir,çünkü erken müdahale hayat kurtarabilir.

En tehlikeli komplikasyonu beyin kanaması
Anevrizmaların en tehlikeli komplikasyonu,beyinde kanamaya yol açması. Kanama anevrizma duvarının atar damar içindeki kan basıncına dayanamayarak yırtılması sonucu oluşur. Beyin kanamasına neden olan anevrizmada hastaların büyük bir bölümü sağlık kuruluşuna ulaşamadan hayatlarını kaybeder. Hastaneye ulaşabilen hastaların da yine büyük bir bölümü derin komada oldukları için herhangi bir tedavi uygulanmaz,sadece destek tedavisi yapılabilir. Anevrizma hastalarının ancak yaklaşık 4’te biri cerrahi yöntemle yaşamlarını devam ettirebilme şansına sahip olur. Şiddetli baş ağrısı ise bu kanamaların ilk belirtisi olduğu için asla ihmal edilmemesi gerekir.

Göz kapağındaki düşüklük de ön habercisi olabiliyor
Şiddetli baş ağrısı genellikle kanamaya yol açmış anevrizmanın belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Kanamamış anevrizmalarda ise belirtiler baloncuğun bulunduğu noktaya göre değişiklik gösteriyor. Örneğin baloncuk göz küresi ve göz kapağını hareket ettiren sinirlere yakınsa ‘göz kapağında düşüklük’ile ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle göz kapağındaki düşüklük eğer anevrizmaya bağlı gelişmişse,tanı kolaylıkla konabiliyor. Dolayısıyla anevrizmanın ön habercisi olan göz kapağındaki düşüklük mutlaka dikkate alınmalı.

Damar duvarının zayıf olduğu noktaları hedef alıyor

Anevrizmalar çoğunlukla damar duvarının zayıf olduğu yerlerde,genellikle de damarın daha küçük dallara ayrıldığı noktalarda ortaya çıkar. Anevrizma’ya en sık artreskleroz (damar kireçlenmesi) gibi damar duvarındaki yaşlanmaya bağlı oluşan ve genellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülen dejeneratif rahatsızlıklar yol açar. Artreskleroz hastalığında damar duvarı zayıflar,bunun sonucunda da özellikle tansiyonu yüksek olan kişilerde damar içi basıncının artması nedeniyle damar duvarı zayıf noktadan dışarı doğru bombeleşerek baloncuk haline gelir. Bu baloncuk duvarı basınca dayanamadığında patlar. Ayrıca polikistik böbrek hastalığı gibi bir takım sistemik hastalıklar da anevrizma nedeni olabilir. Nadir de olsa hastalığın oluşumunda genetik özellikler de önem taşır.

Modern cihazlar sayesinde kolaylıkla tespit ediliyor

Eskiden anevrizmalara sadece anjiyografi yöntemiyle tanı konabiliyordu. Günümüzde ise yaygın olarak kullanıma giren MR ve gelişmiş teknolojiyle çekilen BT teknikleri sayesinde,vücuda anjiyografi gibi herhangi bir girişim yapmadan,kanamaya yol açmamış anevrizmalar da kolaylıkla tespit edilebiliyor. Ancak bu tip anevrizmalar belirti vermediği için genellikle hastanın başka bir yakınması nedeniyle başvurulan tetkiklerde tesadüfen ortaya çıkar.

Kanamaya yol açmışsa en kısa zamanda tedavi şart!

Anevrizmanın tedavi edilmesi için 4-5 milimetreden daha geniş çapta olması gerekir. Daha küçük olan anevrizmalar ise belirli aralıklarla takip altına alınır. Anevrizmanın yol açtığı beyin kanamalarında en korkulan komplikasyon ise 2. beyin kanamasının oluşması. Ölümcül bir tabloya yol açan bu risk özellikle kanamanın olduğu gün en yüksek oranda olur. İlerleyen süreçte risk azalsa da ömür boyu devam eder. Bu nedenle kanamaya yol açmış anevrizmaların en kısa zamanda cerrahi veya endovasküler yöntemle mutlaka tedavi edilmeleri gerekir.

Klip yöntemiyle kesin çözüm
Eğer hasta ilk kanamayı atlatmışsa,çok daha ciddi tablolara neden olabilecek 2. kanamanın önüne geçmek için zaman kaybetmeden tedavi uygulanması gerekir. Bunun için en yaygın uygulanan yöntem,baloncuğun boynuna ‘klip’adı verilen bir çeşit küçük mandal yerleştirilerek sorunlu bölgenin dolaşım dışına bırakılması esasına dayanan cerrahi tedavidir.

Endovasküler tedavi:
Cerrahi yöntem kesin çözüm sağlasa da bazı lokalizasyonlarda hastaya zarar verme riski olduğu için bazı anevrizma vakalarında endovasküler tedavi uygulanır. Bu yöntemde mikrokateter yardımıyla kasıktan anjiyo yapar gibi girilerek beyindeki anevrizma bölgesine ulaşılır. Ardından anevrizma kesesi ‘koil’adı verilen çok ince tellerle tümüyle doldurularak dolaşım dışı bırakılır. Bu sayede kan anevrizmanın içine giremediği için kanama riski önlenmiş olur.


Sonraki

Elle Uygulanan Mucize

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar