Cinsel Sorunlarda Bireysel Değil, Eşli Çözüm Şart!

Cinsel Sorunlarda Bireysel Değil, Eşli Çözüm Şart!

Cinsel terapiye mutlaka eşlerin de katılması gerekir. Çünkü, terapide sadece sorunu olan kişinin değil, aynı zamanda eşinin de cinsel yaşamla ilgili bilgisine başvuruluyor.

İlişkiden kaynaklanan bir takım sorunlar var mı? Eşinin cinsel ilişkiye ya da soruna yaklaşımı nasıl? Kendisinin bir cinsel sorunu var mı? Tüm bu soruların yanıtları da,cinsel terapide mutlaka öğrenilmesi gereken bilgileri oluşturuyor. Çünkü sorun çözümlenmediğinde zamanla partnerin de cinsel sorun yaşamasına yol açabiliyor. Ayrıca bir çok cinsel işlev bozukluğunun tedavisinde eşin katılımı terapi teknikleri açısından bir zorunluluk. Eşler sorunun bir parçası olmasalar bile bu durumda çözümün bir parçası oluyorlar. Cinsel terapilerde tedavi başarı oranları eşlerin katılımı durumunda dramatik biçimde artıyor.

Ev Ödevleri Birlikte Yapılıyor

Terapinin çiftlere uygulanmasının bir başka nedeni de,eşlerin,verilen ev ödevlerinin etkin biçimde yerine getirilmesini sağlamak. Ayrıca,çoğu ev ödevleri birlikte yapıldığı için eşlerin de terapiye katılması şart görülüyor. Uzmanlar terapide eşlerle tek tek de görüşüyorlar. Kişinin hem tek başına,hem de eşiyle birlikte uygulaması gereken ev ödevleri mevcut. Bu ödevler,her cinsel işlev bozukluğuna göre değişiyor. Her cinsel işlev bozukluğuna göre yarı yapılandırılmış biçimde geliştirilmiş bulunan bu ödev ve egzersizler tüm dünyada son 50 yıl içinde başarıyla uygulanmaya devam etmekte. Bu tekniklerle cinsel terapilerde başarı oranları sorunun niteliğine ve eşlerin tedaviye katılımına göre % 50 ile %95 arasında değişiyor.

Cinsel Birleşme Yasağı

Bazı sorunlarda çiftlere birsüre için cinsel birleşme yasağı konuluyor. Ama bu noktada ne yapılması gerektiği de aktarılıyor. Örneğin,eşlerin tıpkı flört dönemindeki gibi birbirlerini uyarmaları gerektiği belirtiliyor. Böylelikle eşler,bir süre sonra uyarı noktalarını keşfetmeye başlıyor. Bu şekilde kendinden gelişen cinsel uyarıların artırılmasına çalışılıyor. Erken boşalma gibi sorunlarda bu egzersizlerle kişiye boşalma kontrolü yani boşalmasını ve orgazmını uzun süre erteleyebilme,denetim altında tutabilme öğretilebiliyor. Psikolojik sertleşme sorunu yaşayanlarda en temel neden olan performans anksiyetesi yine bir sürelik cinsel birleşme yasağı ve bu yapılandırılmış egzersiz programları ile ortadan kaldırılabiliyor. Kadınlarda orgazm güçlüğü gibi sorunlarda orgazmı engelleyen psikolojik unsurlar saptandıktan sonra bunları çözmeye dönük olarak uyarma ve uyarılma tekniklerinden,orgazma konsantrasyona,farklı sevişme modellerinden çeşitli cinsel birleşme tekniklerinin çiftlere önerilmesine kadar çok seçenekli egzersizler uygulanıyor. Bu sayede çiftlerin orgazmı keşfetmeleri sağlanıyor.

Ev Ödevinde Neler Var?

Kişinin hem tek başına,hem de eşiyle birlikte uygulaması gereken ev ödevleri mevcut. Ödev ve egzersizler genellikle kolaydan başlayıp,zora doğru seyir izliyor. Her aşamada gereken hedeflere ulaşıldığında daha zor olan aşamalara geçiliyor. Ödev ve egzersizler evde yapılıyor,cinsel terapistin tarif ettiği şekilde düzenli not tutuluyor. Seanslar düzenli olarak haftada-iki haftada bir yapılıyor ve seanslarda tutulan bu notlar ve çiftin verdiği geri bildirimler üzerinden terapistle birlikte ortak kararlar verilip yeni aşamalara geçiliyor.

Cinsel terapistler her seans ve her aşamada çifte geri bildirim veriyor,egzersizleri cinsellikle ilgili genel doğruları,fizyoloji kurallarını,yanlış bilinen bir çok unsurun doğrularını çifte aktarıyor. Egzersizlerin temel mantığını,neyi hedeflediklerini ve buraya nasıl ulaşacaklarını çifte aktarıyor.

Ancak hemen belirtmek gerekir ki cinsel terapistlerin rolü muayene odasında yapılan görüşmelerle sınırlı kalmaktadır. Cinsel tedavilerde muayenehane ya da hastane ortamlarında cinsellikle ilgili herhangi bir egzersiz,ya da cinsel birleşme gibi uygulamalar,terapistin hasta ya da çifti doğrudan fizik muayene yapması cinsel terapilerde bulumamaktadır. Bu tür uygulamalar bilimsel ve etik değildir.

Kadının Korku,Kaygı ve Endişelerinden Dolayı Cinsel İlişkiye İzin Vermemesi...

Vajinismus ülkemizde yaygın olarak görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Vajinismus,cinsel birleşmeye dair güçlü kaygı ve korkular,kimi zaman güçlü fobik tepkiler,birleşme denemelerinde genital bölge başta olmak üzere kas kasılmaları,denemelerde ağrı ya da ağrı korkusu vb nedenlerle cinsel birleşmenin ya hiç gerçekleşmemesi ya da ağrılı cinsel birleşmelerin olmasıdır. Jinekolojik muayenelerde kadının genital bölgesinde hiçbir anormallik saptanmaz. Sorunun doğrudan kızlık zarıyla ya da vajinal girişin çok dar olması gibi nedenlerle çok nadir durumlar dışında ilişkisi yoktur. Vajinismus,çiftin ilişkisini genelde olumsuz etkileyen,çocuk sahibi olunmasını genellikle engelleyen bir çok zaman ülkemizde dramatik sonuçları olana bir cinsel işlev bozukluğudur.

Vajinismus gibi sorunlarda,başlangıçta bir süreliğine şiddetli korku ve kaygı nedeni olan cinsel birleşme yasaklanır. Kadından öncelikle vücudunu tanıması isteniyor. Örneğin,kadına ayna karşısında vajinasını incelemesi gerektiği aktarılıyor. Ayrıca,kadının yine ayna karşısında bir takım egzersizler uygulayarak,vajinasının nasıl gevşeyip yeniden eski haline döndüğünü kendi gözleriyle görmesi sağlanıyor. Korku ve kaygılar ile kasılma gibi fobik tepkiler kolaydan zora doğru giden ve ortalama 2-3 ay süren egzersizlerle yavaş yavaş ortadan kaldırılıryor.

Vajinismusun en kolay çözülen ve tedavi başarı oranı %90'ların üstünde olan bir cinsel işlev bozukluğu olduğu ancak diğer cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi bu tedavininde kesinlikle cinsel terapiler alanında uzmanlaşmış psikiyatrist ya da klinik psikologlar tarafından yapılması gerektiği belirtiliyor.

Sonraki

Ofisin Yarattığı Ortopedik Sorunları Çözün

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar