Depresif Olmadan da Yazar Olabilirsiniz!

Depresif Olmadan da Yazar Olabilirsiniz!

William Styron’dan J.K. Rowling’e kadar birçok yazar “depresyon sorunu olan yazarlar” listesinde yer almakta. Yazarlar depresyona eğilimli, ancak bazı sağlıklı yaşam tarzı seçimleri ile bu riskler azaltılabilir.

Sophie’nin Seçimi”kitabının yazarı William Styron,“Harry Potter”serisinin yazarı J.K Rowling depresif yazarlar listesinin başını çekmekte. “Ateşe Dokunanlar:Manik-Depresif Hastalığı ve Sanatsal Mizaç”dahil olmak üzere birçok kitabın yazarı,Johns Hopkins Tıp Üniversitesi psikiyatri profesörü ve araştırmacı Kay Redfield Jamison,yazar olan kişilerde yazar olmayanlara göre daha fazla depresyon ve manik-depresif hastalıklar görüldüğünü bildirdi.

Oldukça klişe bir söylem fakat yaratıcı olmak deli olmayı gerektirmediği gibi,yazmak için de depresif olmak gerekmez. Yazar,neden depresif olduğunu anlayabilmek ve riskleri gidermek için bu yolda adımlar atmalı,yaratıcı olmayı kaybetme korkusu ile depresif eğilimler arasındaki farklı ortadan kaldırmaya çalışmalıdır.

Yazarlar Neden Depresif Olur?

Yazarların depresyona eğilimli olmasının birçok nedeni olabilir;ilk olarak sefalet,acı ve acıya aşina olmak bazı yazarlar için yol gösterici bir süreç olabilir. Acı çekmeden acı hakkında bir şeyler yazılması,yaşanmışlıkların barınmadığı karakterlerin oluşturulması ve sıkıntı yaşamamış bir kişinin sorunlar üzerinde çalışmalar yapması özgünlük konusunda eksikliklere yol açabilir. Fakat sosyal iletişim eksikliği ile depresif hisler birbirine karıştırılmamalı. Kendinizi bir odaya uzun süreler kapatıyor ve dışarıya çok az çıkıyorsanız,muhtemelen yeterli miktarda egzersiz yapmıyor ve doğal ışıktan faydalanmıyorsunuz demektir.

Yazarlık hayatında karşılaşılan durumlar,yayıncılar,ajanslar hatta editörler gibi çok farklı meslek ve olaylara gebe olabileceği için duygusal iniş çıkışlarla dolu olabilir. Bir yazarın başarısının en büyük kısmı diğer insanların onun hakkında onaylar ve savunur nitelikte iyi düşünmesidir. Yazarların çoğu yalnız kurttur. Kendi üzerine yazmak,başkalarıyla olan etkileşimi kısıtlayabilir. Bu aynı zamanda depresyon şansını arttırabilir ki uyku düzenini de bozma şansı oldukça yüksektir. Uyku düzenin bozulması,egzersiz yapmama ve hareketsiz geçen uzun günler hatta haftalar,doğal ışık eksikliği ve arkadaş ortamlarından uzaklaşmak depresyonu tetikleyen en önemli unsurlar.

Bir Yazar Portesi

Amerikan yazar William Styron’un en küçük çocuğu olan Alexandra Styron,babasının en eleştirisel beğeni toplayan anılarının kendisiyle büyüyen,kronik bir hal aldığını ve büyük bir parçası olduğunu söylüyor. Alexandra,onun değerli yazarlık yeteneğini ve kronik olarak depresif yatkınlığını benimsediğini de belirtmekte.”Babam,yazar olmadan önce de depresif bir kişiliğe sahipti”diyen Alexandra,şunları da ekliyor “Onun yaratıcı dürtüleri ona çok güçlü bir kendini ifade edebilme özelliği kazandırdı ve bu durumu sanat ile birleştirdi. Bu sebeple kafasını toparlayamayıp,iyi yazamadığında ise kendisini çok büyük bir umutsuzluk içerisinde buluyordu. Ben onun tüm hayatı boyunca depresyon ile mücadele ettiğine inanıyorum,ama hayal kırıklığına uğramış bir yaratıcılık ise onun için kötü bir durum olabiliyordu.”

Alexandra,babasının çalışmalarının son derece özel olduklarını da hatırlatıyor. “Babam iş hayatını oldukça rutin tutardı. Birçok yazar gibi masası oldukça karışık gözüküyordu ve zamanının çoğunu orada geçirirdi. Onu anlamak ve iletişimde kalmak çok uzun bir zaman aldı. Bu da eserlerine ne kadar değer vererek çalıştığının bir göstergesi gibi. Çocukken bunları anlamak gerçekten zordu. Fakat şimdi ise bende bir yazarım,onu tamamen anlayabiliyor ve empati kurabiliyorum.Sonuç olarak,bir şeyler yazmak için depresyonun gerekli olduğunu sanmıyorum. Birçok yaratıcı insan depresyonun acı çekmekten geldiğini söylese de,o depresyondayken çalışmanın neredeyse imkansız olduğunu söylerdi. Bir şeyler yazmak için depresyona ihtiyaç duymak gerçekten anlamsız geliyor ve bu maalesef bir kısır döngü olabilir.”

Alexander depresyona eğilimli olsa da,kendisini depresif bir insan olarak görmüyor ve tanımlamıyor. “Bende depresif genlerin olmadığını güvenle söyleyebilirim. Neyse ki,annemin de bu konuda dayanıklı birisi olduğunu söyleyebiliriz.”diyor.

Depresif Olmaya Gerek Var mı?

Alexander Styron’un kariyeri kanıtlıyor ki,mutluysanız da yine de muhteşem ve üretken bir yazar olabilirsiniz. Esneklik bir kenara egzersiz yapmak ve güneş ışığından faydalanmak için kendinize zaman ayırmak gerekli. Egzersiz,endorfin adı verilen beynin doğal kimyasal düzeylerini artırır. Bununla birlikte sağlıklı bir diyet düzeni,düzenli uyku,arkadaşlar ve aile ile vakit geçirmek de bir o kadar önemli. Buna ek olarak bir yazarın gruplara katılması,bir yazı sınıfı veya atölyesinde diğer insanlarla birlikte vakit geçirmesi dostluk kavramını geliştireceği gibi yazarın depresyon eğiliminden uzaklaşmasına da katkı sağlayabilir.

Yazarlar ve MDB (Majör Depresif Bozukluk)

Bir yazar olarak,MDB konusunda yardıma ihtiyacınız olduğunu kabul etmede isteksiz olabilir ya da ilaç kullanımının yaratıcılık yeteneğini etkileyeceğinden korkabilirsiniz. Yan etkileri olan ilaçlar mevcut fakat olmayan ilaçlar da var. Eğer ilaç kullanımı gerekiyorsa doğru ilacı bulmak için bir psikiyatrist ile çalışmak gerekli olabilir. Eğer umutsuz hissediyor ve kullandığınız yöntemler sizi mutlu edemiyorsa bir terapiste görünmenizde fayda var.

Unutulmamalıdır ki ilaç kullanımı,tedavinin sadece bir parçası. Danışmanlık oturumları ve psikolojik destek depresyon yönetimi ve yaratıcılığını keşfedilmenizde size çok faydalı olacaktır.

Sonraki

Erken Teşhis Edildiğinde Önlenebilen Tek Kanser Türü

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar