Hassas Barsak Sendromu

Acıbadem Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Uzm. Dr. Türker EGESEL Hassas Barsak Sendromu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

IBS (İrritable Bowel Syndrome)

Barsaklarda klinik ve standart tanı yöntemleriyle yapılan işlemler sonucu organik bir sebebin bulunamadığı,barsakların fonksiyonel (işlevsel) bozukluğunu tanımlamak için kullandığımız bir terimdir. Toplumda yaygın olarak kullanılan ismi ise spastik kolon yada sinirsel kolittir. Son yıllarda hastalığın patogenezi hakkında yapılan ilerlemeler sonucunda ismi değişmiştir. Toplumda yaygın olarak görülen bir hastalık olmasına rağmen günümüzde halen nedeni tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Muhtemelen birçok faktörün bir araya gelmesi ile oluşmaktadır. Bu nedenle de her hastaya iyi gelecek standart bir tedavi yöntemi de yoktur. Her hasta bireysel olarak ele alınmalı ve kişiselleştirilmiş,yani her hastaya özel en uygun tedavi seçenekleri gözden geçirilmelidir.

Günlük yaşamda hastaya yaşam kalitesini bozma dışında kalıcı bir zarar vermemesi hastalığın en iyi yönünü oluşturmaktadır. Ancak özellikle şehirlileşmenin artmasıyla hastalığı görülme sıklığının da artması ve tam bir tedavi yönteminin olmaması,barağın kötü hastalıkları ile benzer bulgularla seyretmesi de kötü yanları olarak sayılabilir.

İBS Nedenleri Nelerdir ?

Tam bir nedeni olmamakla birlikte,ilk suçlanan sindirim sistemi enfeksiyonlarının bu hastalığa neden olduğudur. Fakat bu kanıtlanmış bir bulgu değildir. Son yıllardaki çalışmalarda hastalığın nedenleri olarak;

1. Sindirim sistemi hormonlarının etkisi

2. Anormal motilite (barsak hareketlerinin anormalliği)

3. Düşük çaplı bir iltihabi durumun varlığı

4. Stres

5. Genetik yatkınlık

6. Visseral hipersensitivite (iç organların aşırı duyarlılığı) sayılabilir.

Bunlar arasında anormal motilite ve iç organ aşırı duyarlılığı öne çıkanlardır. İBS'li bir hastada kalın barsak kasları hafif bir uyarım sonrasında bile kasılmaya başlar. Normalde rahatsızlık yaratmayacak bir gaz yoğunluğu bu hastalarda sanki yoğun bir gaz varmış gibi algılanır. Bu nedenle de hastalığın adı son yıllarda hassas barsak hastalığı (sendromu) olarak anılmaya başlamıştır.

İBS'nin Belirtileri Nelerdir?

Hastaların temel şikayetleri karın bölgesinde ağrı,gaz ve şişkinliktir. Sıklıkla karşılaşılan bir diğer bulguda bu hastaların çoğunluğunun kabız olmalarıdır. İshal ile seyreden İBS hastaları da vardır fakat daha azdır. Bu arada normaİ barsak hareketlerinin nasıl olması gerektiğinden de bahsetmek isterim. Kişisel farklılıklar olmakla birlikte günde üç keze kadar sık yada haftada üç keze kadar olan seyrek dışkılama normal dışkılama sınırları arasında kalmaktadır. Bunların dışındakiler ya ishal (günde üçten fazla) yada kabızlık (haftada üçten az) tanımına girmektedir. Yukarıda da değindiğim gibi İBS'li hastalar sıklıkla kabız olarak karşımıza çıkar. Anca nadiren ishal hatta normal dışkılama sınırları içinde olanları da olabilir. Hatta bazen ardışık olarak kabızlık ve ishal şikayetleri aynı hastada olabilir. Kabızlık eşittir İBS demek değildir. Kabızlığın IBS dışında pek çok farklı sebebi olabilir. İBS'li hastalar sık ıkla dışkı ile birlikte sümüksü (mukus) bir maddenin de geldiğini ifade ederler. Dışkıda az miktarda mukus olması normaldir. Ancak dışkıda bol mukusun olması İBS bulgusudur. Dışkıda kan bulunması,kişinin kilo kaybının varlığı,devamlı ve de özellikle gece uykuda bile karın ağrısının olması,ateş varlığı durumunda İBS de söz edilemez. Bu durumlarda organik bir hastalığın varlığı (kolit,hemoroid,kanser vb) araştırılmalıdır.

İBS'nin Tanısı Nasıl Konur ?

İBS belirtileri olan bir hastada tanının konması organik bir hastalığın olmadığının saptanması ile konur. Bu nedenle iyi bir öykü ve fizik muayene şarttır. Genç,muayene bulguları ve hikayesi ile organik hastalık şüphesi olmayan kişiler yakın takip edilmek kaydıyla detaylı araştırmaya tabi tutulmayı inde kalın barsak kanseri öyküsü o araştırmalar yapılmalıdır. Organik incelemesi,kan tahlilleri ve gerektiğinde kolon grafîsi ve kolonoskopi yapılabilir. Kolonoskopi (kalın barsağın ışıklı bir cihazla incelenmesi) organik hastalık araştırmasında elimizdeki en güçlü tanı yöntemidir. Günümüzde teknoloji ve tıptaki ilerlemelerle her yaştaki hastaya güvenle ve hasta konforu da gözetilerek yapılabilmektedir.

İBS Nasıl Tedavi Edilir ?

1. Diyet:Bazı gıdalar İBS'li hastaların şikayetlerini arttırmaktadır. Kişisel farklılıklar olduğundan hangi gıdaların şikayetlerinizi arttırdığını not ederek doktorunuza bildirmelisiniz. Kalorisi bol ve yağ içeriği fazla gıdalarla İBS belirtileri ortaya çıkabilir. Yağlı et,kümes hayvanlarının derileri,margarin,tereyağı,kremalı yiyecekler,yağlı süt,yağlı ve hamurlu yiyecekler,gaz oİuşumu fazla olan köklü bitkiler (turp,karnabahar gibi) bu gıdalar arasında sayılabilir. Düzenli beslenme her zaman İBS'li hastalara önerdiğimiz bir konudur. Bu arada tıka basa yemek yenmemeli ve yemeğe mutlaka zaman ayrılmalıdır. İstenirse ara öğünlerde konmalıdır. Özellikle lifli gıdaların alınması sağlanmalıdır. Tam tahıllı ekmekler,meyveler ve sebze yemekleri iyi birer lif kaynağıdır. Bazen doktorunuz size uygun dozda ticari olarak satılan lif preparatları da önerebilir. Bunlar özellikle kabızlıkla seyreden İBS'li hastalarda oldukça faydalıdır.

2. Stresten Uzak durma: Gerçektende tam olarak ilişkisi saptanamamış olsa bile,İBS'li hastalarda stres yoğunluğu ile şikayetler arasında belirgin bir birliktelik vardır. Yoğun stresli durumlarda şikayetlerinde arttığını biliyoruz. Bu yüzden bazen stres azaltma eğitimleri,grup terapileri bu hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Hatta bazen sakinleştirici ilaçlarda bu hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Bu arada İBS'nin bir kişilik bozukluğundan kaynaklanmadığını yada psikiyatrik bir bozukluğun belirtisi olmadığını da özellikle belirtmek isterim. Sindim sistemimiz yoğun bir sinir ağı ile kontrol edilmektedir. Bu konuyla yakından ilgilenen bilim adamlarının son yıllarda dediği gibi bacaklarımızda ikinci bir beyin daha var (there is another brain in the GUT). Günümüzde bu konuda bildiklerimiz yanında bilmediklerimizde çoktur. Bu sinir ağının rolünün tam olarak anlaşıldığı gün İBS'nin de tam ve kesin bir tedavisinin mümkün olacağına inanmaktayız.

3. Bol Sıvı Tüketimi:Vücudun susuz kaldığı durumlarda İBS şikayetlerinde artma görülür. Bu yüzden bol su-sıvı tüketimi önerilmektedir. Tabi ki gazlı içeceklerden uzak durulması gerektiğini hatırlatmak isterim. Ayrıca ülkemizde özellikle belirli yaş üzerinde süt ürünlerine karşı intolerans olduğunu düşünürsek bu ürünler tüketilirken bu durumunda göz ardı edilmemesi gereklidir. Bazı hastalarda süt ürünü alımıyla İBS şikayetlerini ortaya çıkabilir. Bu durumu da doktorunuzla paylaşarak böyle sağlıklı ve faydalı bir besinin hangi koşullarda alınabileceği tartışılmalıdır.

4. Hareketsiz Yaşamla Savaşma: Hareketsiz sedanter bir yaşam durumunda İBS şikayetleri artar. Bunun en tipik örneği masa başı işi yapan hastalarda görülmektedir. Hatta bu hastalık toplumda sıkça görülmesi nedeniyle memur yada bankacı hastalığı olarak ta adlandırılmaktadır. Rutin iş yerimizde yapılan yürüyüş ve hareketlerin bunun için yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu yüzden zaman ayrılmalı ve düzenli egzersizler,yürüyüşler yada sportif aktiviteler yapılmalıdır.

5. İlaçlar: Daha öncede belirttiğim gibi her hastaya iyi gelecek bir İBS ilacı bu gün için elimizde yoktur. Her hasta bireysel olarak ele alınıp tedavi edilmelidir. Bunun için doktorunuz spazm giderici,gaz giderici,misil,ishal giderici,ağrıkesici,barsak hareketlerini düzenleyici,sindirime yardımcı,iç organ aşrı duyarlılığını azaltıcı ilaçlar kullanabilir. Bunlardan biri ile tedavi olunabileceği gibi bazen birden fazla ilaçla da tedavi yapılabilir.

İBS toplumda sık görülen bir hastalıktır. Hani eskiden dendiği gibi 'seninki sinirsel kardeşim' diyerek geçiştirilecek bir durum değildir. Çünkü hastanın yaşam kalitesini az yada çok bozmaktadır. İBS orjanik barsak hastalıklarını taklit etmekle birlikte hiçbir zaman kötü ıastalığa dönüşmez. Ancak bu durum bir kez İBS tanısı aldıktan sonra insanın barsağın diğer organik hastalıklarına hiç yakalanmayacağı anlamına gelmez. Bu yüzden her İBS hastası titizlikle araştırılma ı,tanı net konmalı ve hasta barsağın olası diğer organik hastalıklarının belirtileri konusunda uyarılmalıdır. Bu belirtiler bazen iç içe geçmiş olduğundan da gerektiğinde konunun uzmanlarından yardım alma konusunda çekimser olunmamalıdır.

Sonraki

Ağlayan Bebeği Rahat Bırakın

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar