İnmede Acil Müdahale Hayatidir!

Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi Yalçınkaya inmenin tedavisinde acil müdehalenin önemini vurgulayarak, sorularımızı cevapladı;

Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi Yalçınkaya inmenin tedavisinde acil müdehalenin önemini vurgulayarak,sorularımızı cevapladı;


İnme nedir? Kalp krizi ile benzer yönleri var mı?

Ani gelişen beyin enfarktüsü,kalp krizi ile tabi ki benzerlikler gösterir. Her iki durumda da kalp veya beyin dokusunda ani gelişen beslenme bozukluğu ve enfarktüs oluşmakta fakat klinik bulgular,hasarlı organ ile ilişkili olarak farklılık göstermektedir. İnmenin en önemli özelliği nörolojik bulguların birden ortaya çıkmasıdır. Beyin dokusunda damar tıkanıklığı ya da kanamaya bağlı olarak aniden,hasarın beyindeki yerleşim yerine göre değişen,nörolojik bulgular gelişir.

Dünya Sağlık Örgütünü inmeyi;beyin fonksiyonlarındaki kısmi bozukluğa bağlı olarak 24 saatten fazla süren ya da damarsal kökenli bir neden dışında belirgin bir neden olmaksızın ölüme yol açan,hızlı gelişen klinik belirtiler olarak tanımlamıştır. İnme,''beyin atağı'' olarak da tanımlanabilir. Altta yatan beyin hasarının nedenine göre iki ana gruba ayrılır Bu beyinde gelişen bir enfarktüs(damar tıkanıklığı sonucu doku ölümü) ya da kanama olabilir.

İnme yaşlı hastalığı mıdır?
İnme,herhangi bir yaşta,herhangi bir zamanda,her iki cinsiyette,tüm ırklarda görülebilmesine rağmen inme ile ilişkili en güçlü belirleyici unsur yaştır. İnme 40 yaşın altında daha seyrek görülmektedir ve inme geçiren hastaların %70'i 65 yaşın üzerindedir. İnme görülme sıklığı 55 yaşından sonra her 10 yıl için iki kat artış göstermektedir.

İnme oluşumuna neden olan risk faktörleri nelerdir?
İnme risk faktörleri değiştirilebilen ve değiştirilemeyen faktörler olarak iki gruba ayrılır.
  • Yaş en önemli değiştirilemeyen risk faktörüdür.
  • Bunun dışında erkeklerde kadınlara göre inme riski biraz daha yüksektir.
  • Kalıtsal özellikler ve coğrafi bölge yine değiştiremediğimiz risk faktörleridir örneğin siyah ırkta,Japonlarda ve Çinlilerde inme riski diğer gruplara oranla yüksektir.
  • Yine hem anne hem baba tarafında inme öyküsü olanlarda inme riski artmıştır.
Daha önemli risk faktörleri ise değiştirebildiğimiz yani tıbbi tedavi ve/veya yaşam tarzı değişiklikleri ile inme riskimizi azaltabildiğimiz durumlardır.
  • Bu durumların başında tansiyon yüksekliği yani hipertansiyon gelir. İnmelerin yarısından çoğu hipertansiyon ile ilişkilidir. Ortalama olarak hipertansiyon varlığında inme riski 4 kat artar ve kan basıncı düşürüldükçe risk azalır.
  • Kalp kapak hastalıkları,kalp ritim bozuklukları,şeker hastalığı,kolesterol yüksekliği,sigara kullanımı,yüksek miktarda alkol kullanımı,fiziksel aktivite eksikliği,önceden saptayabildiğimiz boyun damarlarında tıkanıklık ve geçici iskemik ataklar düzeltilebilir inme risk faktörleridir.
Birkaç risk faktörü bir arada bulunduğunda ve tedavi edilmediğinde inme riski oldukça artar. Örneğin egzersiz yapmayan,kötü beslenen tansiyonu ve şeker hastalığı olan,tansiyonunu kan şekerini kontrol ettirmeyen birinde inme riski oldukça yüksektir.

Geçici iskemik atak(TİA) nedir?
Geçici iskemik atak,beyin kan akımının azlığına bağlı,kalıcı enfarktüs oluşmaksızın,dakikalar ile 24 saat arasında süren inmeye benzer nörolojik bulguların ortaya çıktığı durumdur. En sık olarak boyundaki karotis damarında oluşmuş bir aterom plağından kopup beyne giden emboli ya da kalpten beyne ulaşan emboli beyindeki bir bölgede geçici olarak fonksiyon kaybına yol açar. Önemi ise kalıcı bir inme için haberci klinik durum oluşudur.

Özellikle kısa süreli de olsa gelip geçen bir vücut yarsında güçsüzlük,görme bozukluğu ya da konuşma bozukluğu gibi nörolojik fonksiyon kayıpları mutlakaönemsenmelidir. Geçici iskemik atak geçirenlerin %10 ile %20'sinde izleyen 90 gün içinde inme olur,bunların yarısında inme GİA'dan sonraki ilk 48 saat içinde ortaya çıkar. GİA,iskemik inmelerin %15'inde öncü belirti olarak izlenir.

İnme geçiren kişide neler oluyor? İnme belirtileri nelerdir?

İnme tipine göre kanama ya da damar tıkanıklığı yani iskemi sonucu beyin dokusunda hücre ölümü gerçekleşir. İnmelerin %70-80'i iskemik tip yani dokunun dolaşım bozukluğu ile ilişkili inmelerdir. Hasara uğrayan hücrelerin beyindeki yeri,görevi,sayısı inmenin ağırlığını etkileyen en önemli faktörlerdir. Beyin kan akımı düşüşünün süresi kalıcı hücre hasarı ile yakından ilişkilidir.

Konuşma merkezinde gelişen bir hasar;
  • Kişinin konuşmasının bozulmasına,
  • Peltek konuşmasına ya da hiç konuşamamasına yol açarken,
  • Motor alanlar dediğimiz beyin bölgelerindeki hasar;
  • Bir vücut yarısında güçsüzlük yani felç oluşmasına yol açar.
  • Beynin büyük bir alanını etkileyen inmeler ya da solunum merkezini içeren beyin sapı dediğimiz bölgeyi etkileyen inmeler ölümle sonuçlanabilir.
Etkilenen beyin alanına göre;
  • Ani gelişen görme bozuklukları,görme kaybı ya da çift görme,
  • Yüzde ya da bir vücut yarısında uyuşma,güçsüzlük,
  • Denge bozukluğu,baş dönmesi,
  • Bulantı,kusma,
  • Kanamaya bağlı inmelerde;
  • Ani şiddetli baş ağrıları,
  • Ani gelişen anlama bozuklukları,
  • Hafıza ilişkili bozukluklar,
  • Konuşma bozuklukları,
  • Epileptik nöbetler gibi oldukça çeşitli inme semptomları gelişebilir.
İnme hastalarının büyük kısmında hasara uğramış beyin alanının karşı tarafında bir vücut yarısında uyuşma ve/veya güçsüzlük gelişmektedir.

Eğer inmeden şüpheleniliyorsa ne yapılmalıdır?
  • İnme acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur.
  • Tedavinin erken başlaması artacak doku hasarını önler. Tam olarak yerleşmiş yani maksimum doku hasarının oluştuğu inmelerde de inme sonrası oluşabilecek komplikasyonlarla bir an önce mücadele başlamalıdır. Bu nedenle inme geçirdiğinden şüphelenilen hasta en hızlı şekilde hastaneye ulaştırılmalıdır.
Tansiyon İlacı Vermeyin!
Sık yapılan hata;semptomların tansiyon yüksekliğine bağlanıp hastaya tansiyon ilacı verilmesidir ki bu durum dolaşımı azalmış beyin dokusunda hasarın daha da büyümesine yol açabilir. Kanama ve iskemi oldukça benzer semptomlar oluşturup tedavileri birbirlerinden farklıdır.

Yan Çevirin!
Kusma ve şuur kaybı olan hastalar yan çevrilerek mide içeriğini aspire etmesi önlenmelidir.

İnme tanısı nasıl konur?
İnme tanısı klinik ve radyolojik değerlendirmeler ile konmaktadır. Tanıda öykünün yeri çok önemlidir. Örnek verecek olursak ani gelişen sağ vücut yarısında güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gelişen yaşlı bir hastada,hasta veya yakınlarından semptomların başlama zamanı,hastanın o zamana kadar sahip olduğu hastalıklar,kullandığı ilaçlar,yaşam tarzı ve alışkanlıkları,soy geçmiş özellikleri öğrenildiğinde inme tanısı klinik olarak %90'a varan oranda doğru konulabilir.

Tanıyı kesinleştirmek için ikinci adım radyolojik görüntüleme yöntemleri ile inmenin tipinin ortaya konmasıdır. İskemik veya kanamaya bağlı olup olmadığı radyolojik görüntüleme ile anlaşılabilir.

Laboratuar incelemeleri,inme ile karışabilen toksik ve metabolik nedenlerin ortaya konmasında önemlidir.

İnme nasıl tedavi edilir?
İnme tedavisi hastanın transportu ve tanısal incelemelerin yapıldığı sırada başlamalı ve bu süreç içinde de sürdürülmelidir.
Hastaların acil servise getirildiği anda;
  • Şuur takibi,
  • Kan basıncı,
  • Oksijen seviyesi,
  • Solunumu,ateşi takip altına alınır.
Takip sonucunda elde edilen verilere göre gereken destek tedavisi hemen başlatılır. Destek tedavisinin iyi yapılması beyinde henüz hasar görmemiş ancak hasardan etkilenmeye yatkın olan hücreleri kurtarmaya yani hastanın daha ağır bir inme geçirmesini önlemeye yöneliktir. İskemik inme,beyinde belli bir alanda dolaşımın kesintiye uğraması sonucu ortaya çıkmaktadır.

Trombolitik tedavi;
Bu nedenle inmeye yönelik tedavinin hedefi de dolaşımı bir an önce tekrar sağlamak olacaktır. Dolaşımı arttırmaya yönelik olarak kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar kullanılır. Doku plasminojen aktivatörü (TPA) ile sağlanan,trombolitik tedavi pıhtı eritici diyebileceğimiz erken dönemde inme sonuçlarını oldukça olumlu etkileyen bir tedavi yöntemidir.

Bu tedavi inme başlangıcından itibaren ilk 3–4.5 saat içinde uygulanabilir.
Erken dönemde kanama riskini arttırması nedeniyle hastaların monitörize edilebildiği,inme konusunda uzmanlaşmış kişiler tarafından uygun hastalarda kullanılmalıdır. Anjio ile damara yapılan müdahaleler,akut dönemde soğutma tedavileri gibi nispeten yeni tedaviler de seçilmiş hastalarda uygulanmaktadır. Akut dönem sonrası inmenin gerçekleşme nedenine göre belirlenen tedaviler ve hastayı inmenin tekrarından korumaya yönelik tedavi planı oluşturulur. Bu süreçte erken dönemde rehabilitasyon programı başlatılır.

İnme sonrası ne gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir?

İnmenin ağırlığına ve tipine göre beyin ödemi,koma,epileptik nöbetler,inmenin tekrarlaması gibi nörolojik komplikasyonların yanı sıra solunum depresyonu,aspirasyon,pnömoni,akciğer ödemi,myokard enfarktüsü,kalp ritm bozuklukları,mide kanaması,kan şekerindeki düzensizlikler,sıvı-elektrolit bozuklukları,yatak yaraları,ortopedik sorunlar gibi pek çok sitemik komplikasyonlar gerçekleşebilir. Takip sırasında inmeye özgün tedavilerin yanı sıra bu tip komplikasyonların önleyici ve giderici tedavileri yapılmaktadır.

İnmeyi önlemek için ne yapılabilir?
İnme risk faktörleri konusunda bilgi sahibi olmak,riski azaltmak konusunda birinci adımdır. En önemlisi yüksek tansiyonu olan kişilerde tansiyonun tedavi ile kontrol altına alınmasıdır. Sigarayı bırakmak,fazla miktarda alkol tüketmemek,şeker ve kalp hastaları için bu hastalıkların düzenli kontrollerini yaptırmak,kolesterole dikkat etmek,düzenli fiziksel aktivite,sağlıklı beslenme (yağ ve karbonhidrattan fakir,taze sebze meyvelerden zengin beslenme),beyin damar hastalıklarından ve benzer şekilde kalp damar hastalıklarından korunmamızı sağlayacaktır. Özellikle ailesinde inme öyküsü ya da kalp damar hastalığı öyküsü olanların tansiyon,şeker ve kolesterol incelemelerini yaptırması ve bu hastalıklar mevcut ise tedavisine başlaması gereklidir.

İnme tedavisi için gelecekte neler var?
İnme konusunda tıbbın diğer alanlarında olduğu gibi genetik çalışmalar hızla devam ediyor. Genetik ilerlemeler hem bireysel riskleri daha kesin bir biçimde ortaya koyacak hem de tedavi konusunda büyük gelişmeler sağlayacaktır. Bunun dışında inme sonrası beyin fonksiyonlarının geri kazanımı için,robotik tedaviler,büyüme faktörleri,uyarıcı ilaçlar,kök ve stromal hücreler ve yeni fizik tedavi yöntemleri çalışılmaktadır. Biyomekanik arabirimlerinin kullanımının giderek daha büyük bir rol oynaması olasıdır.

Dr.Beyza Çitçi Yalçınkaya
Acıbadem Fulya Hastanesi/Nöroloji Bölümü

Tel:0 212 306 42 13

Sonraki

Elle Uygulanan Mucize

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar