Kan Nakli (Transfüzyonu) Nedir?

Kan Nakli (Transfüzyonu) Nedir?

Kan naklinde, bağışlanan kan sizin kanınıza eklenir. Ayrıca bağışlanmış kan yoluyla alıcının kanına kan bileşenleri takviyesi yapmak amacıyla da gerçekleştirilebilir.

Nadir durumlarda, ameliyattan önce bağışlamış olduğunuz kan sayesinde ileriki bir zamanda tekrar nakledilebilir.

Tipik bir kan nakli sırasında, koldaki damarlardan birine takılmış damar içi (IV) hat yoluyla kanın belirli bileşenleri verilir. Prosedür genellikle 1-2 saat sürer fakat aciliyet durumlarında daha kısa sürede yapılabilir. Kan nakli sayesinde; yeterli kan üretmeyen vücut ya da ameliyat, yaralanma veya hastalık sebepleriyle azalmış kan seviyesi yükseltilir.

Neden yapılır

Ameliyat, yaralanma ve hastalıklar da dahil olmak üzere kan nakli için birçok sebep vardır. Kan, bazı bileşenlere sahiptir: alyuvarlar, akyuvarlar, plazma ve trombositler. Kan nakli sırasında, durumunuza en çok yardımcı olacak şekilde kan kısım veya kısımları verilir. Tam kan, kanın tüm parçalarını barındırdığına işaret eder fakat tam kan nakillerde nadir olarak kullanılmaktadır. Araştırmacılar yapay kan üretme yolları üzerinde çalışıyorlar fakat şu ana kadar, evrensel olarak kabul edilmiş bir insan kanı replasmanı yoktur.

Ameliyat, yaralanma veya anemi

Ameliyat ya da yaralanma sonucu oluşan kan kaybı, kırmızı kan hücrelerinin azalmasına (anemi) ve verilen kanın içinde çoğunlukla kırmızı kan hücresi konsantresi olduğu anlamına gelen paketlenmiş kırmızı kan hücresi nakli gerekebilir. Ayrıca, diğer sebeplerin yol açtığı anemi için de paketlenmiş kırmızı kan hücresi nakli gerekebilir.

Kanser

Kanser, kan sayımını etkileyen böbrek, kemik iliği ve dalak gibi organları etkileyerek vücudun alyuvar, akyuvar ve trombosit üretimini azaltabilir. Kemoterapi sırasında kullanılan ilaçlar da bu bileşenlerin miktarını düşürebilir. Kan nakli sayesinde bu tarz faktörlerin etkileri azaltılabilir.

Hastalık

Bazı hastalıklar yüzünden vücut çok az sayıda trombosit ve pıhtılaşma faktörü üretir. Bu düşük seviyeleri telafi etmek için plazma veya pıhtılaşma faktörü nakli gerekebilir.

Enfeksiyon, karaciğer yetmezliği veya şiddetli yanık

Bu durumlarda kanın sıvı kısmı olan plazma nakline ihtiyaç duyulabilir.

Riskler

Kan nakli, genellikle komplikasyonlara yol açmayan yaygın bir operasyondur. Fakat bazı riskleri de mevcuttur. Bazı nakil reaksiyonları prosedür sırasında gerçekleşir. Diğerlerinin ise gelişip belirgin hale gelmesi için birkaç hafta geçebilir.

Alerjik reaksiyonlar ve kurdeşen

Kan grubunuza uyan kan nakledilmesine rağmen bazı kısımlarına karşı alerjik reaksiyonlar verebilirsiniz. Belirti ve semptomlar genellikle kurdeşen ve kaşınmayla sınırlıdır. Bu tür nakil reaksiyonları antihistaminlerle tedavi edilir ve çok nadir olarak ciddi bir sorun arz eder. Nadir olarak görülse de nefes darlığı, düşük kan basıncı, aksiyete, hızlı kalp atışı ve mide bulanması gibi daha ciddi alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir.

Yüksek ateş

Kan nakli sırasında ya da hemen sonrasında oluşan yüksek ateş, febril reaksiyon olarak adlandırılan durum olabilir. Yüksek ateş genellikle ciddi bir sorun değildir. Fakat ciddi bir reaksiyonun belirtisi olabileceği için, prosedür sırasında yüksek ateş gözlemlenirse, doktor nakli durdurur ve devam edip etmeyeceğine karar vermek için bir dizi testler uygular. Yüksek ateş sırasında üşüme ve titreme de görülebilir.

Akut immun hemolitik reaksiyonu

Nadir olarak görülmesine karşın, donör kanının uygun bir eşleşme olmaması nedeniyle vücudun nakledilen kırmızı kan hücrelerine saldırdığı bu durum ciddi bir nakil reaksiyonudur. Saldırıya karşılık olarak, nakledilen kırmızı kan hücreleri böbreklere zarar veren bir madde salgılar. Bu, genellikle nakil sırasında ya da hemen sonrasında gerçekleşmektedir. Belirti ve semptomlar: yüksek ateş, mide bulantısı, üşüme, bel veya göğüs ağrısı ve koyu renkli üre.

Akciğer yaralanması

Nakille ilişkili akut akciğer yaralanmalarının (TRALI), kanın içindeki antikor veya diğer biyolojik maddeler yüzünden gerçekleştiği düşünülmektedir. TRALI durumunda akciğerler zarar görür ve nefes alıp vermek zorlaşır. Genellikle, TRALI nakilden sonra 1-6 saat içinde görülür. Özellikle erken tedavi yapıldığında iyileşme sağlanır. TRALI sonrasında ölen kişiler, genellikle nakil öncesinde çok ağır hastalık durumundalardır.

Kan yoluyla bulaşan hastalıklar

Kan bankaları, risk faktörleri için bağışçıları kontrol eder ve enfeksiyonları engellemek için kanları test eder fakat buna rağmen enfeksiyonlar görülmektedir. Nakil sonrası virüs, bakteri veya parazit enfeksiyonu oluşumunun belirlenmesi haftalar hatta aylar sürebilir.

Kan nakli sonrası bu hastalıkların bulaşma riski:

  • HIV - 2.3 milyon nakilde 1
  • İnsan t hücreli lösemi virüsü - 2 milyon nakilde 1
  • Hepatit B - 350.000 nakilde 1
  • Hepatit C etkileri - 2 milyon nakilde 1
  • Batı nil virüsü - Amerika'daki her 350.000 ünite kanda 1 tane
  • Sepsis - (kanda bakteriyel enfeksiyon) - 1 milyon nakilde 1

Gecikmeli hemolitik reaksiyon

Akut immun hemolitik reaksiyona benzer bir durumdur fakat daha yavaş gelişir. Alıcı vücut, donör kırmızı kan hücrelerine saldırır -çok yavaş bir süreçte ilerlediği için kırmızı kan hücreleri seviyesindeki azalmayı fark etmek genellikle 1-4 hafta sürer.

Aşırı demir yükü hastalığı

Çok fazla kan nakli yapılması kanda fazla demir yüklenmesine yol açabilir. Bu durum karaciğer ve kalp gibi vücut kısımlarının zarar görmesine neden olabilir. Aşırı demir yükü hastalığı (hemokromatoz) olan kişilere, fazlalık demirin atıldığı demir şelasyon terapisi uygulanabilir.

Graft versus host hastalığı

Donör kanındaki akyuvarlar alıcının vücuduna saldırdığında, bu durum nakil bazlı graft versus host hastalığı olarak adlandırılır. Bu hastalık genellikle ölümcüldür. Nadir olarak rastlanır ve aşırı derecede zayıflamış bağışıklık sistemine sahip lösemi veya lenfoma gibi hastalıkların tedavisini gören kişileri etkilemesi daha çok muhtemeldir. Belirti ve semptomlar: yüksek ateş, kaşıntı, ishal ve anormal karaciğer fonksiyon testi sonuçları.

Nasıl hazırlanılır

Kan grubunun ve Rh faktörünün belirlenmesi için önce kan test edilir. Sizin kan grubunuzla uyumlu olan bağış kanı seçilir. Nakil öncesi beslenme düzeni ve aktivite seviyelerinizi değiştirmenize gerek yoktur. Daha önce kan nakline karşı reaksiyon vermişseniz, bunu doktorunuza bildirdiğinizden emin olunuz.

Karşılaşabileceğiniz durumlar

Kan nakli genellikle hastane, ayakta tedavi klinikleri veya doktorun ofisinde yapılır. Kanın hangi kısmının nakledildiğine ve ne kadar kanın gerekli olduğuna bağlı olarak 1-2 saat civarı sürer. Prosedür için oturma ya da arkaya yaslanmanız gerekir.

Prosedür sırasında

Nakil başlamadan önce, doğru kanın verildiğini garantiye almak için kimlik kontrolü yapılır. Sonra ucunda iğne bağlı olan IV hattı kan damarlarından birine enjekte edilir ve  IV yoluyla kan torbasındaki donör kanı, kan akışınıza karışır. Bir hemşire prosedür boyunca durumunuzu kontrol edecektir. Yüksek ateş, nefes darlığı, nakil bölgesinde ağrı veya üşüme, ya da kaşıntılı veya huzursuz hissederseniz derhal hemşirenize bildirin.

Prosedür sonrasında

İğne ve IV hattı çıkarılır. IV bölgesi civarında morarma oluşabilir fakat zamanla geçmektedir.

Sonuçlar

Vücudun donör kanına nasıl tepki verdiğini gözlemlemek ve kan değerlerinin yeterli bir seviyeye ulaştığını kontrol etmek için ek testler gerekebilir. Örneğin, nakil öncesi anemi hastası iseniz, yani alyuvar seviyeniz düşükse, doktorunuz naklin, alyuvar sayımını artırıp artırmadığını kontrol eder. Veya kemoterapi ilaçları yüzünden düşük trombosit seviyesine sahipseniz, doktorunuz nakil sayesinde trombosit sayımının yeterli seviyeye ulaşma durumunu kontrol eder. Bazı durumlarda tekrar tekrar kan nakli gerekmektedir.

Sonraki

Kan Bağışı

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar