Meme Kanserinde Son Teknoloji Cihazlar ile Erken Tanı

Hastalıklara tanı konulmasında, hekimlerin klinik muayenelerinin ardından bazı tanı ve tarama cihazları da devreye giriyor.

Son teknoloji cihazlar ile erken tanı şansı!

Herhangi bir şikayeti olmasa da kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi çektirmesi gerekiyor. Dijital mamografi cihazı daha az radyasyon yaydığı ve bulguları net gösterdiği için tercih ediliyor. Meme hastalıklarının tanısı ve taramasında kullanılan cihazlar şunlardır:

TOMOSENTEZ

Tomosentez mamografi cihazlarından çok farklıdır. Mamografi statik görüntü veriyor ve çekimlerini fotoğrafa benzetmek mümkün. Tomosentez ise sağa ve sola doğru belli açılarda hareket edip çok sayıda görüntü alıyor. Bir tür kesitsel görüntüleme yöntemi olan Tomosentez’e,üç boyutlu mamografi de deniyor. Tomosentez,mamografiyle aynı oranda radyasyon vermesine karşın kesin sonuç almada daha başarılı oluyor. Bazen memenin parankim dokusunun yoğunluğu nedeniyle,mamografi çekimlerinde tümörler fark edilemiyor. Birden fazla görüntü alan Tomosentez ile bu dezavantaj ortadan kalkıyor.

Mamografide bazen normal dokular da tümör gibi görülebiliyor. Tomosentez cihazında hastaları gereksiz endişeye sokacak bulgular olmuyor,boş yere biyopsi yapılmıyor.

DÖRT BOYUTLU ULTRASON

Mamografide şüpheli bir durum varsa,taramaya ultrasonla devam ediliyor. Özellikle genç kadınlarda hem mamografi hem de ultrason ile yapılan taramalar daha kesin sonuç veriyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nde kullanılan ultrasonun Türkiye’de tek,dünyada ise dördüncü olan cihazın,özellikleri şöyle sıralanabilir:Otomatik volümetrik meme ultrasonu adlı bu cihaza ‘Dört boyutlu ultrason’da deniyor. Ultrason,çeken kişinin deneyimi ile yakından ilgili. Bu yüzden bazı tümörler gözden kaçabiliyor. Bu cihaz ise ultrason çekimini otomatik olarak yapıyor. Doktor gerek görürse bazı yerleri yeniden inceliyor. Böylece atlama ve yanlış değerlendirmeler ortadan kalkıyor.

STEREOTAKSİK BİYOPSİ

Şüpheli bir oluşum görüldüğünde kesin tanı için iğne biyopsisi yapılıyor. Stereotaksik biyopsi masası,özellikle mamografi çekiminde kendini gösteren ve mikrokalsifikasyon denilen meme içinde kireç çökmesi durumlarında kullanılıyor. Bu kireçlenme erken dönem meme bulgusu olabiliyor. Önceden kesin tanı için ameliyata gönderilen hastalar,bu biyopsi masası sayesinde yarım saatlik işlem neticesinde kesin sonuç alıyor. Biyopsi masasını “küçük bir mamografi cihazı”olarak tanımlayabiliriz. Bilgisayarda tümörün olduğu kısmın koordinatları çıkarılıyor ve ona göre iğne yerleştiriliyor. Biyopsi için parça alınıyor. Tümör saptanmazsa hastanın ameliyat olmasına gerek kalmıyor.

VAKUM BİYOPSİSİ

Önceden tek tek tabanca atılarak alınan biyopsilerde kesin tanı için yeterli doku çıkarılamamasından kaynaklanan sorunlar artık yaşanmıyor. Çünkü “Vakum biyopsisi”cihazı belirlenen hedefe gidiyor ve dokuyu vakumlayarak,tanı için yetecek kadar parça alıyor. Tümör saptanırsa,hastanın ameliyata gitmesi gerekiyor. Operasyondan önce tümörün bulunduğu yer işaretleniyor. Cerrahın kitleyi bulabilmesi için iki türlü işaretleme yöntemi vardır. Birinde,tümörün olduğu yeri belirtmek için tel kullanılırken;diğerinde,tümörün içine radyoaktif madde enjekte ediliyor. ROLL (Radyoaktif Okült Lezyon Lokalizasyonu) adı verilen bu yöntem,cerraha avantaj sağlıyor. Ameliyat sırasında bir probla memeyi inceleyen cerrah,probun sinyal verdiği noktada radyoaktif madde,yani tümör olduğunu anlıyor.

Sonraki

Aşkın Hiç Değişmeyen 3 Özelliği: Yakınlık, Tutku, Bağlılık

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar