Tehlikeyi Görmezden Gelmeyin!

Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır

Türkiye’de her yıl yaklaşık 30 bin kadının hayatına meme kanseri hastalığı giriyor. Başka bir deyişle nerdeyse her 8 kadından 1’inin hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanması bekleniyor. Kanserin sadece sözünün edilmesi bile kimilerimizi korkutuyor. Hayatımızın alt üst olmasından korkuyoruz. Ağrılı,sıkıntılı dönemler yaşamaktan korkuyoruz. Ölmekten korkuyoruz. Bazılarımız bu korku yüzden gözlerini kapatıyor ve sorunu görmezden geliyor. Tehlikeyi yok saymak,onu ortadan kaldırmaz. Meme kanseri kadınlarda en çok karşılaşılan kanser türüdür. Ama aynı zamanda erken tanı etkin tedaviyle nerdeyse tümüyle tedavi edilmektedir. Lütfen gözlerinizi açın. Bizi ve hekiminizi can kulağıyla dinleyin.

Meme kanseri nedir?

Memenin Yapısı

Memenin süt üreten dokusu küçük bölümcükler şeklinde süt bezlerinin bir araya gelmesinden oluşmuştur. Bu süt bezlerine lob veya lobül denir. Doğum sonrasında lobüllerde süt üretilir. Üretilen süt süt kanalları ile meme başına ulaştırılır. Süt bezleri ve süt kanallarının yerli yerinde durmasını sağlayan dolguyu bağ dokusu sağlar. Ayrıca tüm memeyi saran ve ona bilinen kıvamını kazandıran yağ dokusu bulunmaktadır. Bunların dışında vücudumuzun her yerinde olduğu gibi memede de zengin bir damar sistemi vardır. Hem kan damarları hem de vücudun bağışıklık sisteminin bir parçası olan left damarları tüm memeyi sarar. Emzirme döneminde memede üretilen sütün süt kanalları tarafından meme ucuna taşındığı belirtmiştik. İşte sütün meme ucuna taşındığı süt kanalları meme kanserinin en çok oluştuğu yerdir. Ancak meme kanseri sadece süt kanallarında ortaya çıkmaz. Memenin başka bölümlerinde de kanser oluşabilir. Kanser,hasta bir hücrenin kontrolsüz olarak çoğalmaya başlamasıyla oluşur. Normalde vücutla hücrenin çoğalması sıkı bir kontrol altındadır. Bu kontrolün ortadan kalkması sonucu hücre kontrolsüz olarak çoğalmaya başlar. Bunun sonucunda da kanser hastalığı gelir. Eğer zamanında ilaç,ışın ya da ameliyat gibi tedavilerle durdurulmazsa kanser civar dokuya yayılabilmekte damarlar ve lenf kanalı aracılığıyla uzak bölgelere ulaşıp orada kansere yol açabilmektedir. Kanserin yayılmadan önceki bu evrede erken teşhisi çok önemlidir.

Bölüm 3

Risk faktörleri

Meme kanseri her kadında görülebilir. Ancak bazı özellikleri taşıyan kadınlarda diğerlerine göre görülme olasılığı daha fazladır. Bu özelliklere meme kanseri risk faktörü denilmektedir. Risk faktörlerinden birisi yaştır. Yaş ilerledikçe kadının meme kanserine yakalanma riski artmaktadır. 50 yaşın üstündeki kadınlarda meme kanserine yakalanma ihtimali 50 yaşın altındakilere göre 4 kat daha fazladır. Ailesinde meme kanseri görülen kadınlarda meme kanserine yakalanma olasılığı artmaktadır. Eğer bir kadının annesinde,kız kardeşinde,kız çocuğunda meme kanseri varsa o kadının meme kanserine yakalanma olasılığı 2 kat daha fazladır. Eğer bu akraba kansere genç yaşta örneğin;menopozdan önce yakalanmışsa risk daha da yükselmektedir. Hiç doğurmamış kadınlarda risk daha yüksektir. Sigara ve alkol kullanımı olan kadınlarda da meme kanserine yakalanma ihtimalinde artış olduğu bilinmektedir. Menopoz sonrası şişmanlıkta meme kanseri riskini yükselmektedir. Bu risk faktörlerini taşıyorsanız mutlaka hekiminize başvurarak nasıl bir kontrol programı uygulanması gerektiğini öğrenmeniz gerekir. Bu risk faktörlerini taşımıyorsanız da mutlaka kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmanız gerekiyor. Çünkü kadın olmak başlı başına bir risktir.

Riski azalmak için;

Şişman kişiler için zayıflamak

Sebze ve meyveden zengin beslenmek

Ağır yağlı yiyeceklerden uzak durmak

Sigarayı bırakmak

Alkolü bırakmak

1günde yarım saate yakın düzenli ve tempolu biçimde yürüyüş yapmak

Bu gibi önlemler ile meme kanseri riski %30-%40 oranında azaltılabilir. Bu süreçte hekiminizle bağlantıda olun.

Bir kişi meme kanserine yakalandığında nasıl anlayabilir? Erken tanı nasıl mümkün olur?

- Kendi kendine muayene

- Doktor muayenesi

- Mamografi

Kendi kendine muayene

20li yaşlardan başlayarak her kadının düzenli olarak her ay yapılan meme muayenesinin çok önemli olduğunu düzenli olarak belirtiyor. Adet dönemi bittikten birkaç gün sonra muayene için en uygun dönemdir. Çünkü bu dönemde meme dokusu daha yumuşak ve ağrısızdır. Ayrıca adet bitimini takip eden bir günü seçmek kendi kendine muayenenin düzenli yapılabilmesi için gerekli alışkanlığı yaratacaktır. Meme tamamen pürüzsüz bir doku değildir. Muayene sırasında ele küçük pürüzler,pütürsüler gelebilir. Ayrıca adet dönemi içerisinde farklı zamanlarda da meme dokusunda da değişiklikler hissedilebilir. Bu değişikliklerin normal mi anormal mi olduğunu bilmek önemlidir. Bunun için düzenli olarak meme muayenesi yapılırsa meme dokusu tanınabilir. Kanserin meme de hissedilen kitleden daha başka belirtileri de vardır.

Meme başından kendiliğinden gelen saydam veya kanlı akıntı olması

Meme başının şeklinde değişiklik olması,içe çekilmesi

Memenin büyüklüğünde ve şeklinde değişiklik olması

Meme derisinde portakal kabuğuna benzer kalınlaşma ve şişme olması veya renk değişikliği

Meme muayenesi oldukça kolay uygulanır. Muayene 2 aşamadan oluşur;bakmak ve hissetmek. Öncelikle memenize bakmalısınız bunun için geniş bir ayna karşısına geçin her iki memenize bakın. Bu sırada kollarınız yanınızda olmalı. Dikkatle baktıktan sonra kollarınızı başınızın üzerinde birleştirin. Yine her iki memenize hem karşıdan hem de yandan dikkatle bakın. Daha sonra iki elinizi belinize koyun hafifçe öne eğilerek iki memenize hem karşıdan hem de yandan bakın. Bakma işleminin son aşamasında meme başı muayene edilir. Meme başını iki parmağınızla hafifçe sıkıştırarak akıntı olup olmadığını kontrol edin. Normalin dışında olan her akıntıyı hekiminize iletmelisiniz. Bundan sonraki aşama memelerinizin elle muayenesidir. Muayeneyi 2. 3. 4. parmak uçlarınızla yapın. Önce 3 parmağınızın ucuyla hafifçe bastırarak bir daire çizin. Sonra aynı noktaya biraz daha bastırarak daire çizin daha sonra parmaklarınızla kaburgalarınızı hissettirecek kadar bastırın. Bu noktanın muayenesini bittikten sonra hemen bitişiğindeki noktaya geçin. Yukarıda köprücük kemiği altta sütyenin alt çizgisi yanda koltuk altının ortasından aşağı inen çizgi ve içte göğüs kemiği arasında kalan tüm noktaları muayene edin.

Uzman hekim muayenesi

Erken tanıda çok önemli bir başka yöntem de uzman hekim muayenesidir. Bu muayenenin 40 yaşına kadar 3 yılda bir kez yapılması önerilmektedir. Eğer 40 yaşın üzerindeyseniz uzman muayenesi her yıl yapılmalıdır. Bazı durumlarda meme kanseri mamografi ve ultrasonda hiçbir belirti vermeden sadece muayene ile tespit edilebilir. Bu nedenle uzman hekimin muayenesi önemli bir erken tanı yöntemidir.

Mamografi

Mamografi muayenesi ile saptanamayacak küçük kitlelerin tespit edilmesi amacıyla meme dokusunun filminin alınmasıdır. Mamografinin gerçek değeri burdadır. Çünkü bu sayede hastalık muayene ile tespit edilebilecek safhadan önce saptanır. 50 yaşın üzerinde her kadın 2 yılda 1 mamografi çektirmelidir.

Günümüzde meme kanserine karşı en etkili silah erken teşhistir. Bu nedenle düzenli olarak kendinizi muayene edin. Düzenli olarak hekim kontrollerinizi yaptırın. Düzenli olarak mamografi çektirin.

Unutmayın erken teşhis hayat kurtarır. Tehlikenin farkında olun korkmayın.

Sonraki

Çocuklarda Görülen Kalp Hastalıkları

Önceki

Kalp Sağlığınızı Tehdit Eden Unsurlar

Yorumlar